Yeterince İyi Anne ve Baba Olmak

    1. Yeterince sözcüğü; gerektiği kadar, gereğince, istenildiği kadar, yeter sayıda gibi niceliksel anlamlar taşımakta.

Kitapçılarda gezinirken baktığım çocuk gelişimi bölümlerinde, iyi anne baba olmanın yolları, başarılı çocuk yetiştirmek için bilgiler içeren pek çok kitaba rastlıyorum.

Danışmak için gelen bazı ailelerin de kitap önerisi istedikleri oluyor.
Örnek teşkil etmesi için önerdiğimde oluyor fakat arkasından şunu ekliyorum. Her ailenin ritmi, yaşayışı, alışkanlıkları ve imkânları farklı örnek alıp kendi ailenize uygun şekilde uygulamanızı öneririm diyorum.
Ya da bazı aileler artık televizyon kanallarında da yayınlanan çeşitli davranış modellerini evde uyguladıklarını ama çözüm bulamadıklarından yakınıyorlar ve ekliyorlar “onlar ne yaptıysa aynısını uyguladım ancak yine olmadı.”

Bu arayışlardan anladığım ailelerin iyi çocuk yetiştirmek, iyi anne baba olmak için yoğun kaygı içinde oldukları ve çaresizlik içinde bir arayışa girdikleri

Oysaki çocuk yetiştirmek kuralı, kılavuzu olmayan hayat boyu sürecek bir iştir. Neyin doğru olup olmadığını kendi çocukluk deneyimlerimizden yola çıkarak bulmaya çalışırız. Çocuklukta deneyimleyip hoşlandığımız bir durumu kendi çocuğumuzda da uygulamaya, olumsuz hatırlanan yaşantısal deneyimleri de tekrarlamamaya çalışırız.

Çocukken yaşadığımız bizi mutlu eden anıları çocuğumuzla tekrarlamaya, hayal kırıklığı yaşayıp baş edemediğimiz olayları da ona asla yaşatmamaya çalışırız.

Bunun sonucunda ben yaşayamadım o yaşasın ya da tam tersi ben yaşadım zorlandım o yaşamasın ile başlayan cümleler ortaya çıkar.

Oysa nasıl ki bireysel ve fiziksel olarak farklıysak çocuklarında durumlarla baş etme becerileri birbirinden ve biz yetişkinlerden farklıdır.

Her aile için çocuğu çok değerlidir ve iyi anne baba olmaya çalışan ebeveynler çocuklarının mutlu olmalarını isterler ve bunun içinde ellerinden geleni yaparlar.

Her aile için çocuğu çok değerlidir ve iyi anne baba olmaya çalışan ebeveynler çocuklarının mutlu olmalarını isterler ve bunun içinde ellerinden geleni yaparlar.

Bunun için iyi ve kontrollü bir çevre sağlayabilirler, özel imkanlar yaratabilirler ama çocuğun büyümesi ve sosyal çevreyle tanışmasıyla birlikte artık çocuğun çevresini kontrol edememeye başlarlar. İkincilerin, üçüncülerin diğerlerinin de olduğu, rekabete girmek zorunda kaldığı alanlarda varolmaya çalışır çocuk daha önce ailesi tarafından sağlanan korunaklı ve kontrollü çevreden çok farklıdır artık her şey ve geriye dönüş yoktur.

Gerçekle karşılaşan çocuk yaşadığı hayal kırıklıklarıyla baş edemeyip çeşitli uyum ve davranış sorunları yaşayabilir.

 

Çocuğun yaşadığı sıkıntılardan dolayı ailenin çaresizliği daha da artar.

Çok korunaklı ve kontrollü bir çevre yerine yeterince korunaklı ve kontrollü bir çevre sağlanırsa çocuklar rekabete girebilmeyi, üçüncü olabilmeyi, yaşadıkları sorunları daha iyi çözebilmeyi öğrenirler.

Yeterince iyi anne-babalar çocukların yeterince hayal kırıklığı yaşamasına izin verenlerdir. Ne daha fazla ne daha az…